17°
Hava Durumu
Hissedilen : 17.9°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1021 hPa
Ruzgar : 9.7 Km/S - KB
Nem : 67%
canlı izle
SUDAKİ İZ
DOĞUNUN PARİSİ KARS!
Berna Aysu
16/03/2019

Gündem o kadar yoğun, o kadar yorucu ve üzücü ki, sizleri bugün biraz güzel ülkemizin en uç köşesine;

Kars’a götürmeye karar verdim.

DOĞUNUN PARİSİ DİYARBAKIR deseler de, benim için DOĞUNUN PARİSİ KARS oldu.

Bu hafta Doğu Ekspresi ile Kars’a yolculuk ettim.

26 saat süren bir tren yolculuğunda ileri teknoloji ve hızlı yaşama alışan şehir insanı olarak, tın tın giden, son derece sığ kalmış bir hizmetsizlikle ilk önce hayretler içinde, sonra insan psikolojisi kavramında ortama ve duruma alışarak, seyahati güzelliklerle tamamlama kararı aldım.

İşler, güçler, imkânsızlıklar, aile, çocuk, sorumluluklar vb yükler altında geçen zamandan yahut tam tersi gösteriş meraklısı oradayım, buradayım, şuradan alış veriş yapıyorum, bu lüks mekânlarda yemek yiyorum etiketlerinden sıyrılmayı bilenler için;

Diyorum ki, ben geçte olsa ülkemin var olan güzelliklerini, fark ederek, hissederek, şükrederek yaşayanlardan olmayı seçebilelim.

Aslında millet olarak o kadar güzel insanlardık ki, düzen bozulunca, istem dışı bozulmaya başladık. Selamı, sabahı birbirimizden esirgemeye başladık.

Böyle seyahatlerde beşeri ilişki ve iletişimler gelişiyor, bütünleşiyor ve birlik ortaya çıkıyor.

Profesyonel Koç olarak işim ve yapım gereği her şeyi olabildiğince tarafsız gözlemlemeye çalışıyorum.

Kondüktör eşliğinde trenin bir ucundan, sonuna bir baktım upuzun bir kuyruk halay çeke çeke gidiyor.

Tanıyan, tanımayan ıslıklar, şarkılar eşliğinde, herkes birbirine selam vere vere, gülümseye gülümseye başladık yolculuğumuza.

Kolay değil 26 saat daracık koridorda birbirinin yüzüne bakarak, günaydın, iyi geceler dileyerek geçiyorsun ve selamlaşmayı hatırlıyorsun.

Yataklı vagonlar gecenin eşliğinde süslenmeye başlandı, mumlar yakıldı, pencereler süslendi, müzikler açıldı, kahve makinaları kondu, zeytinyağlı dolmalar mı ararsın, açma börekler mi istersin Allah’ım resmen açık alan piknik şölenine gelmiş gibi hissettim.

İkram edenler, bize de buyrun diyenler, sımsıcak bir ortamda tıngır mıngır dere tepe düz gittik.

Daha ileri vagonlarda kimler var diye merak ettim, salındım koridorda

Üniversiteli gençlerle buluştum. Nasıl güzel nasıl pırıl pırıllar ve nasıl mutlular.

Sazını getiren, müziğini yüreğinde çalan, şarkılar, türküler, kuru yemişler, pon ponlu terlikler, tavşanlı pijamalar. Ne ararsan var. Buyur ettiler, az çekirdek çıtlayıp o güzel dünyalarına ait kısacık hayat hikâyelerini paylaştılar.

Okumak sadece okumak ailelerine ve milletlerine hayırlı olmak tek istedikleri.

Sordukları tek soru: Okuyoruz da ablacığım, ülkenin durumu ortada?

Dedim şu kısacık seyahatinizde şimdilik bu düşüncelerinizi askıya asın ve birlikteliğinizin tadını çıkarın.

Ne diyeyim ki ben bu gençlere, üzgünüm.

Kars’a adım attığım an, bakirliği hissettim.

İnsanlarımızın o Anadolu kokan dayanışmasını, sıcaklığını, yardımseverliğini bizzat yaşadım.

Tarih kokuyoruz! Sahip çıkmayı pek bilmiyoruz!

Gönülden ikramlarını, bir sıcacık çayın sohbeti açtığını “Ablam, bir emrin var mı?” sorusunun içtenliğini gördüm.

Rus binalarının belki soğuk temasını ama o şartlar altında, bu zamana kadar nasıl dayandığını dinledim.

Yöresel yemeklerimizin ne kadar lezzetli olduğunu tattım.

Belediye pek çalışmıyor belli her yer belki çöp ama inanın o kadar huzurlu, o kadar mutlu gezdim ki

Sokak hayvanları çok fazla, esnaf hoşgörülü, besliyorlar, hatta kedi besleme kapları bile mevcut. Kapının önünde yatan sokak canlarını rahatsız etmeden, kaldırmadan, yanlarından dolaşıp gidiyorlar.

Kars sokaklarını dolaşırken sahafa rastladım, ağzım açık kaldı!

Minicik bir dükkan, çay kahve eşliğinde kitap okuyor gençlik.

Sandalyelerde özlü sözler yazılmış, kilim desenli masa örtüleri tahta masalara serilmiş.

Gözlerim doldu, onur duydum.

Yöresel folkloru izlerken, gencecik çocukların yüzlerinde ki aydınlığı, berraklığı görünce, içimde tarifsiz bir saygı, sevgi aktı gitti.

Kars’ta üretim yok abla diye serzenişte bulunan esnafı dinledim, “bugünlere de şükür demesini” öğrendik diyen yüreklere dokunmaya çalıştım.

SARIKAMIŞ! YİĞİDİM ASLANIM BURADA YATIYOR!

Fazla söze gerek yok, bu VATAN İÇİN hayatlarını verenler IŞIK OLUN!

Bazen isyan ediyoruz ya, etmeyelim, Bu şehitlerimize haksızlık oluyor!

Onlar bugünler için canlarını, bizler için verdiler! Sahip çıkalım, inancımızı koruyalım.

Köy çocuklarının al al olmuş yanaklarını ısırdım, bağrı yanık türkülerini dinledim.

BARAN VE FIRAT 10 yaşlarında, montları yok üzerlerinde. “üşüyeceksiniz” dediğimde , “yok abla, biz hep böyleyiz” cevabını aldım.

Şehir insanının, Doğu insanını anlaması için yaşaması, gözlemlemesi lazım.

Maddi destek bir yere kadar, manevi tatmin ve motivasyon da önemli

Daha duyarlı olmaya davet ediyorum hepimizi.

İmkanlar, imkansızlıklar içinden yaratılabilir, istersek, çoğalırsak, elele olursak!

Yurdumuzun her köşesini hissederek, fark ederek tanıma dileğiyle

Sevgiyle kalın

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Yalçın Dümer
Taner Uysal
Can Pulak
Berna Aysu
Ayşenur Tanrıverdi
www.kenttv.net © 2000 - 2019 | KAYIN YAYINCILIK RADYO TV . A.ޞ. | Cumhuriyet Mah. Kibris Şehitleri Cad. OASİS AVM 3. Kisim No:314 BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30