17°
Hava Durumu
Hissedilen : 17.9°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1021 hPa
Ruzgar : 9.7 Km/S - KB
Nem : 67%
canlı izle
Köşeli Yazılar
KOYLAR HEPİMİZİN
Ayhan Ongun
13/11/2018

Yerel seçimler yaklaştıkça toplumda rahatsızlık yaratacak uygulamalardan uzak durur diye beklediğimiz iktidar, aksine “kör göze parmak” misali her gün yeni bir olumsuz gündemle toplumu rahatsız ediyor.

Resmi bir açıklama yapılmasa da, ilgililere tebligat yapıldığı iddiasıyla Marmaris Otluk koyunda 200 dönüm arazinin kamulaştırılacağı ve bu bölgede bazı koyların deniz turizmine kapatılacağı söyleniyor.

Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse; hangi gerekçeyle olursa olsun, şahıslara ait olan arazilerin kamulaştırılması değil asıl sorun.

Bu kıyılardan ve koylardan vatandaşın yararlanabilmesinin engellenmesidir, toplumun karşı çıktığı. Bu araziler özel şahıslardan büyük sermaye gruplarının eline geçip, doğal yapıya uygun olmayan tesisler ya da rezidanslar yapılması kuşkusuz daha kötü sonuçlar doğurabilir.

Kamu ya da özel şahısların kullanımında olmasından çok, asıl sahipleri halkın buralardan yararlanabilmesidir esas olan.

Görünen o ki; Cumhurbaşkanı için yapılmakta olan yazlık tesislere dahil edilmesi düşünülen bu araziler kamulaştırılınca, ne vatandaş bu koylardan denize girebilecek, ne yatlar buralara yaklaşabilecek, sonuçta mavi yolculuğa büyük darbe indirilmiş olacak.

Ünlü Türk denizcisi Sadun Boro’nun anısının yaşadığı ve yaşatıldığı, tüm doğa ve deniz severler için büyük öneme sahip, Kaptan Cousteau’nun “yeryüzündeki cennet” olarak nitelendirdiği Gökova’da resmen kamulaştırma çalışmalarının başlatıldığı iddiası karşısında Sivil Toplum Kuruluşları imza kampanyası başlattı.

Sivil inisiyatiflerin, duyarlı yurttaşların başlattığı mücadele kuşkusuz çok anlamlı ancak asıl bu bölgenin birinci derecede muhatabı Büyükşehir Belediyesi ve çevre ilçe belediyelerinin, meslek odalarının bu konudaki tavrı merak ediliyor.

Önümüzde Türkiye için yaşamsal öneme sahip yerel seçimler var.

Bu nedenledir ki, belediye başkan aday adayları için bu konu önemli bir sınav olacak .

Denizlerimizin, koylarımızın korunması, halkın yararına kullandırılması ve hatta turizme kazandırılması konusunda ne tür projelerinin olduğunu, nasıl bir turizm politikası izleyeceklerini ortaya koyabilmeleri için önemli bir fırsat, eğer bu konuda projeleri, en azından duyarlılıkları varsa.

Eğer bu konularda yeterli kamuoyu oluşturulamaz, toplum harekete geçirilemez ise çok yakında Dünyanın en güzel koylarının bulunduğu Gökova körfezini de kaybetmemiz an meselesi.

Toplumun örgütlü gücünü bu alanda kullanabilirsek, iktidarın geri adım atmak zorunda kalacağını düşünüyorum.

Aksi durumda bir yandan yasal mücadele yöntemleri denenirken, diğer yandan toplumsal mücadeleye devam edilmelidir.

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken, muhataplarının mücadelenin içine çekilmesi ve halkın sürekli ve doğru bilgilendirilmesi olmalıdır.

Halkın kendi değerleri yine ve ancak halkın sahip çıkması, mücadele etmesiyle korunabilir.

Ekonomik krizin ve bunun sonucu olarak yaşadığımız sosyal travmaların duyarsız hale getirdiği vatandaşın geçim derdine düştüğü koşullarda; ülkemizin tüm ekonomik, tarihi ve kültürel değerlerini amaç dışı kullanmaya çalışanlara karşı verilecek mücadele çok anlamlıdır ve bu konuda en büyük görev de muhalefet güçlerine düşmektedir.

Kimin, nerede belediye başkanı olacağına odaklanmış muhalefet partilerinin; kaybedilmiş değerler üzerinden başarı kazanmaları mümkün değildir.

Gökova’sı turizme ve halka yasaklanmış bir Muğla’ya kimin Büyükşehir Belediye Başkanı, Doğal sit alanları imara açılmış, koyları yağmalanmış Bodrum’a kimin belediye başkanı olacağı inanın anlamını yitiriyor.

Bırakın Türkiye’yi, dünyanın en güzel, en aranan koylarını bu tür gerekçelerle kullanılamaz hale getiren zihniyetle mücadele edilmeden, bu bölgede turizmin gelişmesini beklemek ne kadar doğru olur?

Bacasız sanayi diye adlandırılan turizmin lokomotif sektör olduğu sahil bölgelerinde ekonominin canlandırılması için yeniden turizme önem verilmesi, kıyılarımızın, tarihi ve kültürel değerlerimizin korunması gerekiyor.

Yazının başlığında da vurguladığım gibi “Bu koylar hepimizin”

Kamunun görevi de kendi yurttaşlarının daha mutlu, huzurlu, barış içinde yaşayabilmeleri için projeler geliştirmek, sosyal politikalar üretmek, yani halkının yanında olmaktır.

Ancak bu olayda görüyoruz ki, “kamu”laştırma adıyla kamu; kendi yurttaşlarının çıkarlarını korumak yerine, onların yaşam alanlarını daraltmak, zorlaştırmak için sanki özel çaba harcıyor.

Umarım, kimi konularda olduğu gibi bu yanlış uygulamada da sağduyu üstün gelir ve dünyanın incisi sayılan Gökova yağmalanmak kurtarılır.

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Yalçın Dümer
Taner Uysal
Can Pulak
Berna Aysu
Ayşenur Tanrıverdi
www.kenttv.net © 2000 - 2018 | KAYIN YAYINCILIK RADYO TV . A.ޞ. | Cumhuriyet Mah. Kibris Şehitleri Cad. OASİS AVM 3. Kisim No:314 BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30