17°
Hava Durumu
Hissedilen : 17.9°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1021 hPa
Ruzgar : 9.7 Km/S - KB
Nem : 67%
canlı izle
Hakiki Hayat
TUTUNMAK YA DA TUTUNAMAMAK, İŞTE BÜTÜN MESELE BU!
Ayşenur Tanrıverdi
24/09/2018

Son günlerde herkesin ağzından ortak bir cümle çıkmaya başladı, “Her şey çok pahalı!”

Bu serzenişler, bir market kuyruğunda, pazarda ya da bir yerlerde sohbet eden iki arkadaşın konuşmalarında kulağıma çalınıyor. Ekmeğinden suyuna aniden iki üç kat artan fiyatlar karşısında ne yapacağımızı şaşırdık.

Kendimi para pul mevzularında hep çok şanssız bulmuşumdur. Örneğin ben döviz alırsam, aldığım gün döviz değer kaybetmeye başlar; bozdurursam da tam tersi… Altından, şundan bundan kâr ettiğim görülmemiştir. Murphy yasası bu konularda benim yakamı bırakmaz anlayacağınız.

İstanbul’dan Bodrum’a taşınırken daha ucuz ve rahat bir yaşam sürmeyeceğimin farkındaydım elbette… Bodrum’un diğer küçük yerleşim yerlerine göre çok daha pahalı olduğunu bilerek, ama bazı avantajlarını bu eksilerin üzerinde tutarak gelmiştik. Düşüncem şu yöndeydi; en azından çevre köylerden yumurtamı, sütümü alırım, sebzeleri pazarlardan alırım, yoğurdumu, ekmeğimi kendim yaparım, geçinir giderim. Ama ne gezer!

Bir kere köylüden bir şey satın almanın, soyulmaya hazır olmam gerektiği anlamına geldiğini öğrendim… İşten anlamayan, şehirden gelmiş, bütün parasını sermeye hazır bir saftirik... O hâlde neden bir yumurtayı iki liradan, bir marulu beş liradan satmayayım?

Organik ürün çekiciliği altında, köylerde her zaman fiyatların daha yüksek tutulduğunu önceden de gözlemliyordum. Tabii bu arada organik ürünün gerçekten organik olup olmadığı da muamma... Diğer yandan şehirden köylere doğru hızla artan göç ve artan talep doğrultusunda, köylülerin tabiri caizse duruma ‘uyanarak’ emlak piyasasından, besin ihtiyaçlarına kadar fiyatları yukarı çekmiş olmaları muhtemel... Öyle ya, şehri terk etmenin de bir bedeli var! Sonuçta hepimiz, Bodrum’da ya da Fethiye’de veya Kaş’ta görülen “bozulmanın” dolaylı ya da doğrudan birer parçasıyız. İnsanlar şehir alışkanlıklarından bir anda kurtulabileceklerini zannetseler de, çiçek, böcek, doğa, doğal yaşam ekseninde yaşama hayalini kursalar da, bunların hepsinin özünü anlamak ve hayata uygulamak zaman alan şeylerdir. Tabii bu başka bir yazının konusu…

Dedim ya şanssızım diye, zaten pahalılığıyla bezdiren Bodrum’daki yaşamımın ikinci yılında kriz geldi ensemize yapıştı. “Vallahi sorumlusu ben değilim!” demek isterdim ama neredeyse kendi lanetime dayanarak sorumlu bile hissettiğim oluyor tüm bu olanlardan. Her ne kadar değerli büyüklerimiz bu durumu görmezden gelmeye çalışsa da, ben her fiyat etiketine ağzım açık şaşırmaya devam ediyorum. Yaşamak, en basit ihtiyaçlarda bile çetin bir mesele hâline gelmeye başladı.

Eski Türk filmlerindeki klasik sahneyi gözünüzün önünde canlandırın. Elinde bavuluyla bir garip Anadolulu, Haydarpaşa Garı merdivenlerine çıkmış, denize doğru bağırmaktadır, “Seni yenicem İstanbul!” Bir umutla kendini İstanbul’da bulan insancığın tek isteği, orada kaybolmamak, bir şekilde tutunabilmektir.

Beni de bir gün Bodrum Kalesi’nin tepesinde, yaka bağır açık bir hâlde “Seni yenicem Bodrum!” diye bağırırken görürseniz şaşırmayınız, ‘yazık, deli herhalde’ deyip geçiniz efendim.

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Yalçın Dümer
Taner Uysal
Can Pulak
Berna Aysu
Ayşenur Tanrıverdi
www.kenttv.net © 2000 - 2018 | KAYIN YAYINCILIK RADYO TV . A.ޞ. | Cumhuriyet Mah. Kibris Şehitleri Cad. OASİS AVM 3. Kisim No:314 BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30