Sualtı Arkeolojisini Anlattı

Arkeolog Mehmet Çuhadar, Bodrum’da sualtı tarihi ile ilgili bir sunum yaptı. 

Sualtı Arkeolojisini Anlattı
array(6) { ["banner_size_id"]=> int(2) ["campaign_id"]=> string(2) "11" ["banner"]=> string(46) "uploads/images/image_728x120_5e45cb154802b.jpg" ["banner_text"]=> string(16) "Demiroğlu Yatay" ["banner_url"]=> string(34) "https://www.demirogludemir.com.tr/" ["banner_hash"]=> string(64) "56f316c6d2c97fcf03022f2e0b7a9b1447ded201afecc3fe6bbc8c70cc3a83de" }

Türkkuyusu Caddesi üzerindeki Bodrum Mimarlık Kitaplığı’nda gerçekleştirilen sunuma yoğun ilgi vardı. 

Etkinlikte Kent Haber’e konuşan Arkeolog Mehmet Çuhadar, sunumu ile ilgili şu bilgileri aktardı:

“Sualtı arkeolojisinin, yani bilimsel kazıların başlamadan önceki dönemi, yani insanoğlunun tarihin ilk çağlarından itibaren suyun içindeki zenginliklere ve tarihe ulaşmasını kronolojik olarak anlatmaya çalışıyorum. Bu benim sunumumun birinci bölümü. İkinci bölümü de sualtı kazıları. Yani sistematik, arkeolojik kazılar. Tarihin ilk çağlarından itibaren insanoğlu suda ne aramış, nelere ulaşmaya çalışmış, öyle bir sunum olacak. Yüzme olayı M.Ö. 8000’lere, 7000’lere kadar iniyor. Yüzen insanların resimleri Afrika’da mağaralarda bulundu. Bunu biz daha çok duvar resimlerinden, mezar resimlerinden, Mısır’da falan görüyoruz. Yüzen insanları, dalan insanları… Öyle takip edebiliyoruz, başka türlü takip edemiyoruz. Daha çok süngercilik için dalıyorlar. İnci, istiridye gibi kıymetli şeyler için dalıyorlar. Bodrum için çok önemli olan süngercilik antik çağlarda da var. Yani antik çağlarda da sünger çok önemli bir kullanım aracı.”

Sualtı arkeolojisi ile ilgili ilk bilimsel kazıların Türkiye’de başladığına işaret eden Çuhadar, konuşmasına şöyle devam etti:

“George Bass ilk defa bilimsel olarak karadaki kazılar gibi sualtındaki kazılar yaptı. Daha önce kurtarma kazıları var. Daha önce arkeologlar gemide, profesyonel dalgıçlar arkeologların verdiği direktiflere göre hareket diyorlar. Ama şu anlaşılıyor; birçok eser tahrip oluyor. Çünkü profesyonel dalgıçlar arkeolojik malzemeyi nasıl yukarı çıkaracaklarını bilmiyorlar. Çoğunu kırıyorlar, parçalıyorlar. Ondan sonra arkeologlar 1955’ten sonra karar alıyorlar, ‘Artık biz arkeologların suya dalması lazım’ diyorlar. Sualtı arkeolojisi ciddi anlamda böyle başlıyor. Daha önceleri kurtarma kazıları var. Arkeologlar gemilerle suyun içinde değil. En büyük fark bu.”

Kazıların Türkiye’de ilk nerede başladığından da bahseden Arkeolog Mehmet Çuhadar, sözlerini şöyle noktaladı:

“Türkiye’de ilk defa Antalya’nın batısında Gelidonya genç tunç çağı batığında başladı. Daha sonra Bodrum Turgutreis açığındaki Yassıada’da çok güzel kazılar yapıldı. Ama Türkiye’de Dünya’nın en eski batıkları da kazıldı. Mesela Uluburun. M.Ö. 1400 yılına ait Dünya’nın en eski batığıydı. Ama sonra Antalya’da Uluburun’dan daha eski bir batık bulundu. Yani Dünya’daki en eski batıklar Akdeniz ve Ege’de diyebiliriz.”