Bodrum'da Sevgi ve Barış İklimi

Yaklaşan CHP Bodrum İlçe Kongresi öncesi mevcut iki başkan adayı son kozlarını oynuyor.

Bodrum'da Sevgi ve Barış İklimi
array(6) { ["banner_size_id"]=> int(2) ["campaign_id"]=> string(2) "27" ["banner"]=> string(55) "uploads/images/img_5e4515a06a6fb1-10207689-68512028.gif" ["banner_text"]=> string(9) "ETS Yatay" ["banner_url"]=> string(41) "https://www.voyagehotel.com/voyage-bodrum" ["banner_hash"]=> string(64) "7fca4ca730dbc56c6378958af6632571765b3e5d83d4abf6c908ec88553e8f69" }

Yaklaşan CHP Bodrum İlçe Kongresi öncesi mevcut iki başkan adayı son kozlarını oynuyor.

Tabanın gerçek iradesinin sandığa yansımasına izin verilmeyen delege seçimleri sonucunda bu anti demokratik uygulamaya tepki veren üçüncü aday Deniz Koca seçimlerden çekildi.

Cumartesi günü mevcut ilçe başkanı Halil Karahan ilçe binasında adaylığını resmen açıkladı.

Salı günü de Tuna Işın adaylık açıklamasını yapacak.

Halil Karahan’ın sıkça vurguladığı “Bodrum’da sevgi ve barış iklimi” nasıl oluşturulacak, doğrusu merak ediyoruz. 

Aslında bu talebi dile getirirken bile bir eksikliğin sonucu böyle bir açıklamaya ihtiyaç duyulduğu anlaşılıyor. 

Ne buyurmuş Halil Bey! “En çok kavgadan ve sevgisizlikten illallah demişlerdi. Bunun için de sevgi ve barış iklimi devam edecek.”

Eğer bu sevgi ve barış iklimi daha önce de vardı, bunu sürdürmeye kararlıyız anlamında söylenmişse ki doğru değil. 

Bodrum CHP'de son günlerde yaşanan görevden almalar, disiplin uygulamaları, ihraçlar, tek adam uygulamalarından kaynaklı rahatsızlıkları bilmeyen, duymayan kalmadı.

Yok eğer, bundan sonra sevgi ve barış iklimini oluşturacağız demek istiyorlarsa işte o zaman insana sorarlar.
“sevgi ve barış ikliminin şimdiye kadar yaşatılmamasının sorumlusu kim?”

Senin gibi düşünmeyen, sana destek olmayan herkesi düşman görerek partiden uzaklaştırmaya çalışarak mı barışı sağlayacaksın?

Hele de sevgi; öyle sözle, vaatle sağlanacak bir olgu hiç değildir.

Sevgi; hoşgörü gerektirir!

Sevgi; anlayış ve samimiyet ister!

Sevgi, özellikle de herkese eşit yaklaşım, adalet ve liyakate saygı üzerine yeşerir.

Tüm bu özelliklere sahip değilseniz, parti içi iktidar, siyasi hırs ve çıkar uğruna kendi partiniz içinde nifak tohumları serpiyorsanız, adamcılık, bölgecilik yapıyorsanız, her koşulda güce tapınıyor, güçlüden yana tavır alıyorsanız; ne sevgiden ne de barıştan söz edemezsiniz.

Bir yandan Büyükşehir ve bölge milletvekillerine sırtını dayayıp, diğer yandan kimi belediye yetkililerinin üyeler üzerinde kurduğu baskılara dayanarak kendine avantaj sağlamaya çalışıyorsan, Bodrum CHP delegeleri bunlara boyun eğmez.

Meteoroloji bültenine bakıp, gökte bulutları da görünce “bakın yağmur yağacak” diyen çokbilmişlerin edasıyla “bu seçimde Muğla ve Bodrum’da CHP kazanacak” dedim, kazandı; “Ak parti oyları azalacak” dedim, azaldı diyerek ne çok öngörü sahibi olduğunu kanıtlamaya çalışmış.

Bodrum’da da, Muğla’da da bunun aksini söyleyene zaten gülerdi herkes!

Bodrum’un hangi sorununun çözümüne yönelik tek bir proje geliştirip, halka öncülük yaptınız?

Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sendikalar ve diğer siyasi partilerle ne tür diyaloglarınız var?

Bodrum ve Muğla’da CHP’ye koşulsuz destek veren HDP seçmeninin büyük bölümü daha sonradan Bodrum’a yerleşenlerden oluştuğu gibi, nüfusun yüzde yetmişi sizin deyişinizle dışarlıklı olmasına rağmen “Bodrum, ancak Bodrum’dan ve Bodrumlular tarafından yönetilir.” Diyerek mi sevgi ve barış iklimi oluşturacaksınız?

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın uyarı ve talimatlarına rağmen kimi yerel yöneticilerin hala üye ve delegeleri etkilemek için yaptıkları çalışmalar, kuşkusuz Bodrumluların, CHP üye ve delegelerinin dikkatinden kaçmıyor.

Yarın da Tuna Işın adaylığını açıklayacak.

Bakalım o, ne tür mesajlar verecek?

Onun konuşmalarını da takip edip değerlendirmelerimi yazacağım.

Gönül ister ki, iki aday birlikte bir TV programı ya da forumda delegelerin karşısına geçip kendilerini ve projelerini anlatsalar.

Ancak ortak yayın teklifimize rağmen programa katılmayan Halil Karahan’ın bu öneriye de pek sıcak bakacağını sanmıyorum.

Sonuç olarak Bodrum CHP örgütü için bence yaşamsal öneme sahip bir kongre gerçekleştirilecek.

"Gökyüzündeki ve denizdeki mavinin, ormanlarımızdaki yeşilin, evlerimizdeki aklığın, koylarımızdaki kum taneciklerinin"(A.K)kime ihtiyacı olduğunu pazar günü göreceğiz.

Ben tüm baskı ve zorlamalara karşın CHP delegelerinin kendi özgür iradeleriyle tercihlerini yapacağına inanıyorum.

Umarım sevgi barış ikliminin olmazsa olmazı demokrasi kazanır.