Either scripts and active content are not permitted to run or Adobe Flash Player version 11.1.0 or greater is not installed.

Get Adobe Flash Player
canlı izle
Turizm Dünyası
BİR İTİRAFIN ANATOMİSİ
Serdar Karcılıoğlu
27/09/2017

Geçenlerde, CNN Türk’te Hakan Çelik’in konuğu olan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş Çin’de gerçekleşen Birleşmiş Milletler Dünya Turizm örgütünün 22. Genel kurul toplantısı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Sayın Bakan, Çin’de kalınan beş gün içerisinde birçok girişimler yapıldığı, iki milyon Çinli turist hedeflendiği, Türkiye’nin 2023 hedefinin 50 milyon turist 50 Milyar dolar gelir olduğu, Japonya ve Kore pazarları için yapılan hamleler ile ilgili birçok konuya değindi.

Şimdi ben, Sayın Bakanın, yukarıda değindiği bu konuların hiçbirinin tartışmasına girmeyeceğim,

Benim çekim alanıma giren konu Sayın Bakan’ın satır arasında kalan bir itirafıydı…

Aslında normal şartlarda turizm ile ilgili teknik konularda bilinçli bir moderatörün bunu sorgulaması gerekirdi ama Hakan Çelik bu detayı anlayamadığından olacak ıskaladı geçti…

Başta koltuğuna otur oturmaz sayın Bakanımıza bu aklı! Verenler ile diğer otoriterlerden! Bir yorum gelir mi? Diye bugüne kadar bekledim…

Iskalar devam ettiğini görünce yazmaya karar verdim zira bu konu her dönemin “bilgiç yönlendiricilerin!” nelere mal olduğunun görülmesini istedim…

Konu şu idi;

BM Turizm örgütünün genel kurulunda yeni seçilecek yönetim kuruluna aday olunmuş ve seçimlerde sayın bakanın tabiriyle birkaç oy ile kaybedilmişti…

Oysa ki Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, BM Turizm Örgütü Genel Kurulu için Çin'e giderken, Gazete Haber Türk'ten Muharrem Sarıkaya'ya önemli açıklamalarda bulunmuş ve “Türkiye'nin dünyanın turizmini yönetecek!” kapasite ve kabiliyete sahip olduğunu söyleyerek yönetime aday olunacağı sinyalini vermişti…

Şimdi alınan bu sonucu, ülkemizin gerçek profesyonel turizmcileri ile Türkiye’nin dünya turizmini yönetecek “kapasiteye” sahip olabileceğini, ancak, BM Turizm Örgütü’nün yönetimine adaylığın şekil ve şartları konusunda yeterli bilgi ve “kabiliyete” sahip olmayan yönetenler ve yönlendirenler’in tehlikeli varlığı şeklinde mi? okumalıyız…

Böyle önemli bir örgütün yönetim kurulu üyeliğinin, ülkelerin dışişleri bakanlıklarının da katılımı ile her yeni yönetimin hemen ardından lobiler aracılığında başlatılan kulis çalışmaları ile ve de ara toplantılarda önemli sunumlar yapılarak alındığı bilinmekle beraber, bunların hiç birisi yapılmadan adaylığın kaybedileceği biline biline bunu sayın Bakana inandıranlar için şimdi sayın bakanın nasıl bir tavır alacağını merak ediyoruz.

Çalışmalarında karakteristik titiz bir yapıya sahip olduğunu bildiğimiz sayın Bakana, eminim bu bilgiyi bizim şak şakçı turizmcilerin de gaz verdikleri ve de teyit ettiklerini de düşünüyor ve bu çifte teyit ile Muharrem Sarıkaya ya da bu iddialı demecin verilmiş olabileceği sonucunu çıkarıyoruz.

Oysaki aynı Türkiye bundan yirmi yıl önce, 1997 yılında İstanbul da ev sahipliğini yaptığı bu örgütün 12. Genel kurulunda İcra kurulu üyeliğine seçilmiş hem de en çok oy alan 4 ülkeden birisi olmuştu…

Oysa ki 1997, Türkiye’nin turizmde emekleme dönemlerini yaşadığı yıllardı.

Aradan yirmi yıl gibi önemli bir süre geçmiş ve dünya turizm arenasında 7. Sırada ve en hızlı gelişen ülke olduğumuz iddialarında bulunulurken, üstüne üstlük Çin’in 2018’i “Türkiye Turizm Yılı” ilan ettiği bir ortamda, en azından günün önem ve anlamı nedeninin bile böyle bir adaylığın ret edilmesi kabul edilecek bir şey değildir.

Kimse kusura bakmasın Sayın Bakan Çin’e gitmeden önce gerekli alt yapıyı sağlamadan bu fikri kimler verdi, kimler şak şakladı ise bundan böyle inanacağı ve takip edeceği kimseleri bir daha gözden geçirmelidir diye düşünüyorum…

Şimdi durup dururken böyle satır arasında kalan bir konuyu niye gündeme getirdiğimi merak edenler olabilir

Bir, ülkemizin turizm yapılabilirlik açısından dünyada turizm ülkeleri arasında birinci sırada ve önemli bir figür olması nedeniyle yaşanan konunun bir yenilgi olduğu şüphe götürmemekte ve üzerinde durulması gereken bir olgu olarak değerlendirilmeli ve irdelenmelidir...

İki, artık şu abartılı istatistiklerden vaz geçilmeli her konuşmayı rakamlarla başlayıp rakamlarla sonlandırmamalıdır…

Üç, turizm de ne yazık ki bir krizi yaşıyoruz. Tamam her şey yerlere de yatırılmamalı ama gerçekler de saklanmamalıdır…

Dört, eğer bir yerde kriz varsa krizden çıkışın kodları iyi yönetilmelidir…

Beş, doğru teşhisin hayat kurtaracağı gerçeği unutulmamalı, hamleler bilinçli ve sonuca odaklı yerlere yapılmalı, devletin paraları çarçur edilmemelidir…

Altı, turizme artık üvey evlat muamelesi yapılmasından vazgeçilmeli

Yedi, özellikle bize turist gönderen ülkelere ve tüm dünyaya öncelikle, modern, çağdaş ve güvenli ülke görünümümüzü göstermeliyiz…

Sekiz, İç kamuoyuna yönelik tribünlere oynamanın Tanrının bahşettiği bu olağanüstü coğrafyaya ihanet olacağı bilinmelidir…

Dokuz, ekonomimizin kurtuluşu ve yükselişinin katıksız tek aktörü olan Turizm sektörünün ne sorunu varsa;

Güvenlik sorunu ise Güvenlik,

Algı sorunu ise Algı,

Tanıtım sorunu ise Tanıtım,

Bilgisizlik sorunu ise Bilgisizliği içtenlikle, korkmadan ve sıkılmadan kabul edilmelidir.

Tren kaçmadan, sorunlar kabul edilerek masaya yatırılmalı operasyon için işin gerçek doktorları olan bilgili, donanımlı ve tecrübeli profesyonel güç kullanılmalıdır.

Neşteri doğru yere vurmak bu profesyonellerin uzmanlığı olup en doğru çözüm böyle olacaktır.

Sevgilerimle

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)