17°
Hava Durumu
Hissedilen : 17.8°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1016 hPa
Ruzgar : 6.0 Km/S - Bati
Nem : 61%
canlı izle
Dönen Dönsün
FERYADIMDIR
Orhan Beşiroğlu
21/08/2017

Benim ülkemde 1 yıl önce, ABD destekli gerici bir darbe girişimi oldu. O gece 250 kişi hayatını kaybetti, 2500 kişi yaralandı. Kanlı 15 Temmuz kalkışmasından sonra ilan edilen OHAL döneminde ise yayınlanan KHK'lar ile 155 bin kişi işinden atıldı.

Bandırma’da da bir bayan öğretmen işinden atıldı. Darbe ile filan işi yoktu. Başörtüsüzdü. CHP’li bir aileden geliyordu. Üç kuruş fazla veriyor diye, kapısında Milli Eğitim Bakanlığı’nın tabelası olan bir özel okulda öğretmenlik yapıyordu. Eşinden ayrılmıştı ve kazandığı parayla iki çocuğuna bakıyordu. İşten atılmakla kalmadı. Mimlendi, Türkiye’nin hiç bir yerinde öğretmenlik yapamaz hale getirildi. Devlet kadrosu istemiyordu. Bari öğretmenlik yapabilmesine izin verilse yetecekti. Ama başvurabileceği hiçbir yer yoktu. 70 yaşındaki babasından maddi destek istemek zorunda kaldı. 7 ay geçti. Başbakan, mağdurlar için bir inceleme komisyonu kurulacağını açıkladı. İçinde bir umut doğdu. Açıklamanın üzerinden de 5 ay geçti. Darbe girişiminden tam 1 yıl sonra, komisyona başvurular kabul edilmeye başlandı. Hemen gidip başvurdu. Ve aynı gün başvurusu reddedildi. Çünkü başvuru hakkı sadece devlette çalışırken görevden atılanlara verilmişti.

Kendisinin başvurabileceği hiçbir yer yoktu. Mesleğini yapamaz hale getirilmişti. Açlığa mahkûm edilmişti. Kullandığı antidepresan ilaçları eczanenin verip vermeyeceğini bile çekinerek doktoruna sormak zorundaydı. Ağlıyordu.

Siz böyle bir çaresizlik gördünüz mü? Söz hakkı verilmeden açlığa mahkûm edildiniz mi? O edildi.
O okulun kapısına Milli Eğitim Bakanlığı tabelasını asanlara bir şey olmadı. O okulun açılmasına izin veren bakan açlığa mahkûm edilmedi. Ama o edildi. Onun feryadı benim feryadımdır. İsmi bende saklı, belki duyan olur.

155 bin insan işinden atıldı. Öyle bir örgüt düşünün ki, devlette 155 bin çalışanı var. 5 bin hâkimi var. 7.098 albayı, 169 generali, 8.815 emniyet görevlisi, 24 vali, 73 vali yardımcısı, 116 kaymakamı var. Çünkü insan seçiminde ölçüt liyakat olmamış. Sadakat olmuş. Ders alınmış mı? Hayır. Mülakat diye bir ölçüt getirilmiş. Alicilerin yerine Veliciler getirilmeye başlanmış bu kez de.

Bu kalifiye öğretmeni işten attık, aç bıraktık. Fen liseleri yerine imam hatip liselerini arttırdık. Kaliteli okullarımızı bile, proje okul diye bir saçmalıkla bozduk. İran’da bile çok ayrıntılı olarak ders kitaplarında yer alan evrim teorisini müfredattan çıkardık. Biz Japonya’ya uydu yaptırdık. İran, 27 Temmuz 2017’de uzaya uydu taşıyıcı roket fırlattı, 1.000 km. menzilli füzeler yaptı. Biz, merak etmek yerine iman etmeye, bilim yerine dine dayalı eğitimimizle, uluslararası eğitim değerlendirme testi PISA’da, 2016’da 72 ülke arasında 50. olduk. 5 milyon nüfusu olan Singapur birinci, Japonya ikinci, Estonya üçüncü oldu. 

Türkler Müslüman olduktan sonra yazılan ilk Türkçe eser 1070’de Yusuf Has Hacib’in yazdığı Kutadgu Bilig’dir. Mutluluk veren bilgi demektir.

Kutadgu Bilig’e göre ideal Türk devlet modelinin merkezinde bilgi, temelinde adalet vardır. Hükümdar dürüst ve adil olmalıdır. Huzur için, refah hakça paylaşılmalıdır. Adalet olmazsa gök çöker, devlet yıkılır. İşte söyledikleri:

Bey adil olmalıdır. Ey hâkim, memlekette uzun müddet hüküm sürmek istersen, kanunu doğru yürütmeli ve halkı korumalısın. Bey çok ihtiyatlı ve çok da uyanık olmalı; beyler ihmalkâr olurlarsa, bunun cezasını başkaları çeker.

Bey adı bilig kelimesi ile ilgilidir; biLig’in Lamı giderse, beg adı kalır. Bey, halkı bilgi ile elinde tutar; bilgisi olmazsa aklı işe yaramaz.

İnsan inciyi denizden çıkarmayı bilmezse, o, ha inci olmuş, ha çakıl taşı!

Bizim tarihsel kültürümüzde adaletsizlik yoktur. Adaletsizlik en büyük zulümdür. Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk Siyasetnamesi’nde: “Melik inkâr ve küfür ile ayakta kalabilirse de zulümle ayakta kalamaz” diyor.

Tarih şunu bize gösteriyor ki:
Bir ülkede adalet yerine zulüm, bilim yerine iman, liyakat yerine sadakat gelmişse, o ülkenin ayakta kalma şansı yoktur. Sosyal seleksiyonla yok olur. Ve bu ülke benim ülkem. Çok sevdiğim ülkem. Olsa da gidemem ya, gidecek hiçbir yerim de yok.

Gidecek hiç bir yerinin olmamasının, vatansızlığın ne olduğunu Macar sınırında çocuğu kucağındayken çelme takılıp düşürülen Suriyeli babadan öğrenmek gerek. O yüzden feryad ediyorum.

27 yıldır ülkeme hizmet etmeye çalışan bir hekimim. Tıp Fakültesi’nden sonra hukuk okudum, tarih okuyorum. Hayatımın hiçbir döneminde Alici ya da Velici olmadım. Kendi halinde, aydın olmaya çalışan, ülkesinin derdiyle dertlenen bir garip Orhan’ım. “Zayıf, daima adalet ve eşitlik ister, hâlbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir” diyor Aristoteles. 

Yapmayın ağalar, beyler… 
Kıymayın bu güzel ülkeye… 
Endişe ediyorum.
Uyarıyorum.
Bağırıyorum.
Feryadımdır.
Ne yapayım???

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
21/08/2017
12/06/2017
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
Dr. Sıla Özdemir
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)