18°
Hava Durumu
Hissedilen : 18.7°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1014 hPa
Ruzgar : 5.0 Km/S - Dogu
Nem : 81%
canlı izle
Köşeli Yazılar
ADALET İÇİN ADİL OLMAK GEREK
Ayhan Ongun
11/07/2017

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı ve Maltepe mitingiyle sona eren Adalet Yürüyüşü, kayda değer herhangi bir olay ya da provakasyon olmadan tamamlandı.

Kuşkusuz adalete güvenin her geçen gün biraz daha azaldığı, yargı sisteminde yapılan değişikliklerin toplumun birçok kesimince kabul görmediği, üstüne üstlük 15 yıldır aynı partinin iktidarda olmasının verdiği rahatsızlıklar nedeniyle böyle bir eylemin CHP tarafından çok uzun yıllar sonra ilk kez yapılıyor olmasının da heyecanıyla, ilgi görmesi kaçınılmazdı.

Organizasyonu gerçekleştirenlerin titiz çabalarını, yoğun emeklerini, uzlaşmacı tutumlarını da göz ardı etmemek gerek.

Kılıçdaroğlu’nun ilerleyen yaşına rağmen gösterdiği yüksek performans, kullandığı dil ve kucaklayıcı yaklaşımı onu parti içi muhaliflerine karşı da çok güçlü hale getirdiği gibi, belki de ilk kez bir genel Başkan’dan çok lider olarak ön plana çıktı.

Demokratik ülkelerde yürüyüş de dahil, bu tür protestolar en temel insan haklarından olduğu gibi, bu hakkı kullananların güvenliğini sağlamak da devletin en temel görevlerinden sayılır.

Bu ikili yanıyla ele aldığımızda gerek katılımcılar, gerekse devlet önemli bir sınav verdiler ve ilk kez Türkiye de böylesi kitlesel bir eylem kimsenin burnu kanamadan gerçekleştirildi.

CHP Genel Başkanı kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüyüş sonrası söylediği bir söz önemli bir gerçeği açıklıyordu.”Şimdiki CHP, eski CHP değildir.”

Gerçekten de eğer bu tespitin arkasında durur ve çevresindeki siyaset baronlarından etkilenmezse, Kılıçdaroğlu için çok önemli bir fırsat doğmuştur.

Bu yürüyüş bir gerçeği daha CHP de aktif politika yapanların yüzüne çarpmıştır.

Bu ülkede hiç kimse diğerinden üstün değildir. CHP’li olmak, laikliği savunmak, cumhuriyet değerlerini koruduğunu sanmak, Atatürk’ün kurduğu parti olmak, kimseyi devletin sahibi yapmayacağı gibi, cumhuriyeti ve değerlerini korumak tek başına kimsenin değil, tüm yurttaşların ortak sorumluluğundadır.

Şimdiye kadar kendilerini bu ülkenin asli unsurları, devletin sahibi, cumhuriyetin koruyucusu gibi görenler; Adalet Yürüyüşüyle birlikte, yalnızca herkes gibi eşit birer yurttaş olduklarını kavramışlardır, umarım.

Adalet isteyen herkesin, öncelikle kendi özel yaşamında adil ve de adaletli olması gerektiğini anlamaları ve ona göre davranmaları gerekir.

Adalet yürüyüşüne katılarak gözlemlerini aktaran hukukçu arkadaşım Ercan tatar’ın miting sonrası Bostancı dolmuş durağından aktardıkları çok ilginçti.

Günboyu; “Hak, hukuk, adalet “diye bağıranların dolmuş durağında birbirlerinin önüne geçmeye çalışarak, başkalarının sırasını ve hakkını almaya çalışmaları bile adalet kavramını yeterince içselleştiremediğimizin önemli bir göstergesi değil mi?

Keza belediye otobüsünde hareket saatinden önce kalkması için şoföre baskı yapan, hakaret eden “bu otobüs halkın ve biz istediğimiz zaman kalkmak zorundasın” şeklinde hiç de adil olmayan bir davranış sergilemelerine ne demeli!

Oysa asıl halk, otobüsün şoförü ve kendisine verilmiş bir hareket çizelgesine göre davranması gerekiyor. Ve şoför de görevini yapıyor.

Anlaşılan o ki; kimi üstenci elitlerimiz hala eşit yurttaş olmayı içlerine sindirememişler.

Demem o ki; tek başına adalet istemek yetmiyor.

Adalet isteyenin en başta kendisinin adaletli davranması, adil olması gerekiyor.

Şimdi Kılıçdaroğlu’na düşen en büyük görev, CHP yönetimini bu üstenci, şımarık, elit tayfadan temizlemesi!

Tam da halkla bütünleşen bir tutum, halkta karşılık bulan projeler, halka dokunan politikalar uygulanması gereken bir dönemde, bu ayrık otlarından kurtulmak, kibirli modernistlerden arınmak zamanıdır.

Adalet yürüyüşü boyunca, şiddetten uzak duran, provakatif eylemlere fırsat verecek söylemlerden kaçınan CHP yönetiminin, oluşan bu güçlü sinerjiyi, iktidara yürüyecek bir toplumsal enerjiye dönüştürmek için çok dikkatli davranması gerekir diye düşünüyorum.

Son günlerde Adalet Yürüyüşü eylemini, !5 Temmuzun yıldönümüne yönelik yapılacak etkinliklerin alternatifi gibi göstermeye çalışan kimi ayrılıkçıların, bozguncuların oyununa gelinmemeli.

Böyle bir yaklaşım, hem 15 Temmuz hain darbe girişiminde yaşamlarını yitiren şehit ve gazilerimize saygısızlık anlamına gelir, hem de demokratik bir protesto eylemi olarak Türkiye siyaset tarihinde yer alacak bu önemli ve anlamlı eyleme gölge düşürmüş, itibarsızlaştırmış oluruz.

Elbette eşit yurttaşlık temelinde, özgür ve demokratik bireyler olarak Adalet istemek en doğal hakkımızdır. Ancak bir kez daha altını çizmekte yarar var. Adalet hepimiz için gerekli ve önce kendimiz adil olmak, adaletli davranmak zorundayız.

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)