18°
Hava Durumu
Hissedilen : 18.2°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1016 hPa
Ruzgar : 5.0 Km/S - GB
Nem : 62%
canlı izle
Süzgeç
PES DOĞRUSU
Ahmet Karataş
21/02/2017

Geçenlerde telefonuma referandumla ilgili bir mesaj geldi. Gönderen dostum belli ki HAYIR diyecek olmalı ki başkasından gelen mesajı paylaşmış. Vatandaş niçin hayır denmesi gerektiğini eski ve yeni haliyle Anayasa maddelerini karşılaştırmalı ve gerekçeli bir açıklama yapma gereği duymadan doğrudan işi namus meselesine getirmiş. Öyle fütursuzca bir yorum yapmış ki, EVET demenin yatak odamızın anahtarını başkasına vermek anlamına geleceğini belirtmiş. 

Pes doğrusu. El insaf, ayıptır, günahtır. Bu güzel ülkemin seçmeni bu kadar aşağılanamaz. Kutuplaştırmadan veya ötekileştirmeden bu güne kadar hiçbir siyasi parti rant devşiremedi. Tam tersine ağzını bozan herkesi sandığa gömdü. Daha doğrusu bozuk üsluptan kimseye hayır gelmedi.

Yukarıdaki örnek ne ki, Daha neler neler… Piyasada ne yalanlar, ne komplolar, ne felaket senaryoları dolaşıyor. Ama bu millet hiçbirine kulak asmadan istikrar ve özgürlük adına 15 Temmuz ruhuyla yoluna “düm dük” devam edecek.

Hayır ittifakı bir grup ideolojik fanatikler dışında, Allah’tan bu sefer rejim, kıyafet, laiklik, Atatürk üzerinden tartışmaya pek girilmiyor. Hatta Sayın Kılıçdaroğlu başörtüsünden dolayı dolmuşta saldırıya uğrayan genç kızı evinde ilk ziyaret eden lider oldu. Bu çok sevindirici bir gelişme. Böylece kıyafet üzerinden ötekileştirme ve algı operasyonları inşallah kapanmış olur. Çünkü herkes şunu bilmeli ki, hiç kimse yaşam tarzından, inancından ve kıyafetlerinden dolayı mağdur ve mahkum edilemez, ötekileştirilemez. Artık bu tarz yobazlıklar eski Türkiye döneminde kaldı. 

Ana muhalefet partisi açısından bir diğer güzel gelişme de T.B.M.M.’nin referandum kararını AYM’ye götürmekten vazgeçmiş olmasıdır. Böylece CHP izahını yapamayacağı büyük çelişkiden kurtulmuş oldu. 

Niye? Çünkü HAYIR kampanyası yaparken hem parlamenter sistem elden gidiyor diye yaygarayı basacaksın, hem de ısırma dahil her türlü fiziki engellemelere rağmen parlamentonun yasal çoğunlukla aldığı referandum kararını hiçe sayacaksın ve iptal için Anayasa Mahkemesi’nin kapısına koşacaksın. İşte CHP son dakikada aldığı kararla bu yaman çelişkiden kurtulmuş oldu. Doğrusu da budur. Çünkü halka rağmen parlamentoya rağmen demokrasinin olamayacağı anlaşılmış oldu. 

Üstelik bu Anayasa sağdan ve soldan binlerce genç fidanımızın kanına giren 12 Eylül darbecilerinin anayasası mı? Evet. Tüm darbe anayasaları, yeni darbelere ebelik yaptı mı? Evet. Mevcut sistem 65 yıldır koalisyonlarla, krizlerle ve terörle bizim ayaklarımıza pranga oldu mu? Evet. Dev dünya liginde bizi mahalle takımı yapan, küresel emperyalist güçlerin kuklası yapan bu sistem değil mi? Evet. Paramızı pul eden, bizi 5 cente muhtaç eden, enflasyonlara ezdiren bu sistem değil mi? Evet. Sıkı durun; Cumhuriyet kurulalıdan buyana, yani 94 yılda ortalama hükümet ömrü 1,5 yıl bile değildir. Böylesi acayip bir sistemde kalkınma ve istikrar olur mu? Asla 

O halde, köhnemiş, yorulmuş, bu hantal sistemin daha nesini savunuyoruz ki?  Üstelik parlamento yine var, yürütme, yasama, yargı yerli yerinde, seçim var, sandık var. Böyle bir revizyonda nasıl diktatörlük ve tek adamlık çıkar anlamıyorum? Düz mantıkla bakalım. Halk bir partiyi ve liderini beş yıllığına seçti, diyelim ki başarılı olamadı, yanlış yaptı. Yahu elimiz armut mu topluyor bizim sandık önümüze geldiğinde indiririz gider. 

Ancak şu var; istedikleri zaman da ve koşulda darbe yapmak isteyenler, ülkeyi koalisyonlara mahkum etmek isteyenler bu sistemde avucunu yalayacak. Onlar için bir reçetem yok. Kimse kusura bakmasın halk ne derse o olacak. Haa halk anlamaz, cahildir, biz ne dersek o, diyenler de çıkabilir, nitekim geçmişte çıktı. Kusura bakmasınlar onların da devri kapandı.

Atalar ne demiş; “Çatal kazık yere gitmez” Türk milletinin beşbin yıllık tarihinde ve Göktürk kitabelerine dayanan medeniyet geleneğinde çift başlılık yoktur. Rahmetli Barış Manço’nun dediği gibi “Ali yazar, Veli bozar” mantığının son bulması için, kendimiz olmak, milli kültürümüzün genetik kodlarına geri dönmek, yani aslımıza rücu etmek zorundayız. Çünkü tarih boyunca hiçbir millet gösteremezsiniz ki, başka milletlerin kültürlerini ve medeniyetlerini örnek alarak, sistemlerini taklit ederek ayakta kalabilmiş olsun. O halde kendi tarzımızı kendimiz üreteceğiz. Şunu da belirteyim, “tek adam” edebiyatını dillerine dolayanlara bir uyarım var. Yanlış yapıyorsunuz. Çünkü halk bu iki başlılıktan çok çekti. Tek lider, tek adam sistemini zaten halk istiyor. Yani farkında olmadan evet oylarına katkı sağlıyorsunuz.  

Durum bu merkezde iken, üstelik bu köklü bir inkılab, Rönesans girişimi olmadığı, sadece darbe anayasasının kirli kokusunu hafifletmek amaçlı bir sistem tadilatı olduğu halde; bunu yatak odasına, rejime, laikliğe indirgemek hatta kan dökülür demek, olsa olsa halkın tercihine güvenmeyen ve millete gitmekten korkanların işidir. Bırakın bunları, şayet yeni sistemle ülke bölünecekse, Türkiye zarar görecekse o zaman PKK, FETÖ, DHKP-C,AB ve tüm eski ve yeni işgal güçleri acaba niçin hararetle HAYIR çıkmasını istiyor, hiç düşündünüz mü?

Lütfen açık ve net olarak ESKİ ve YENİ haliyle karşılaştırmalı bir şekilde referandum maddelerini tartışalım, eleştirelim, ama asla kırıcı ve kışkırtıcı olmayalım. Değil mi ki sandıktan halk iradesi çıkacak. Sonuç ister EVET olsun, ister HAYIR, saygı duymak, şapka çıkarmak demokrasi kültürü ve çağdaşlığın gereğidir.

Şunu da belirteyim ki, bu maddeler Kur’an ayeti, Tanrı buyruğu değildir. İyi niyetle hazırlanmış olsa da uygulamada çağın gerekleri doğrultusunda düzeltilir, değiştirilir. O nedenle yandık, bittik, kül olduk edebiyatı ancak halka güvenmeyen acizlerin ve darbelerden hala medet umanların şartlı reflekslerinden başka bir şey değildir. 

16 Nisan’da sandıktan “evet” de çıksa “hayır” da çıksa ülke batmaz korkmayın. Türkiye 2023’e doğru emin adımlarla yoluna devam eder. Bu milletin her zaman bir B planı vardır. Yeter ki ona güvenelim. Yeter ki, asılsız ve mesnetsiz iftira ve yalanlarla süreci kirletmeyelim, birliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize, vatanımıza, devletimize, zarar vermeyelim. 

Bu konuya devam edeceğiz. Hoşçakalın.

 

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
Dr. Sıla Özdemir
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)