25°
Hava Durumu
Hissedilen : 26°
Gorus Mesafesi : 20.0 Km
Basinc : 1015 hPa
Ruzgar : 0.0 Km/S - GGD
Nem : 60%
canlı izle
SUDAKİ İZ
ŞİKÂYET ETME, SEV!
Berna Aysu
04/05/2018

Sorunumuz büyük ey ahali!  sevgisizlik!

İnsan, kendinde olmayan bir şeyi, ortaya koyamaz.

Ve bu temel, aileden gelir.

Birey ailede, ilgisiz, sevgisiz, hoşgörüsüz, saygısız yetişmişse eğer

Ortaya çıkan manzara hiçte iç açıcı olmayacaktır elbet.

Ancak kişi isterse, değişebilir, dönüşebilir.

Çünkü hiçbir canlı sevgisiz yaşayamaz!

Nasıl ki  çiçeği çiçek yapan şeyler çiçek olmayan şeylerdir, klorofil, su ve güneş ışığı gibi.

Çiçekten çiçek olmayan her şeyi çıkarırsak, geriye çiçek kalmaz.

Bir çiçek tek başına var olamaz.

Sadece bizimle beraber var olabilir. İnsanlar da böyledir.

Kendi başımıza var olamayız. 

“Nasıl seveceğini bilmeden sevmek, sevdiğimiz kişiyi yaralar" diyor Zen ustası Thich Nhat Hanh

Ayrılıklar, boşanmalar, dostlukların bitmesine temelde ki sebep sevgisizlik ve tahammülsüzlüktür.

Yediğimiz kazıkların toplamını, hep başkalarından çıkarmayı, suçlamayı, ön yargılı davranmayı bıraktığımızda;

Kalbimizde ki kapı aralanacak belki de.

Biz denemeyi bırakıp, o kapıyı sıkı sıkı kapatıyoruz dışarıya!

Yapmayın! O kilitleri açmak yorucu, vakit kaybı.

Korunduğumuzu sanıyoruz böylelikle.

Her insan bir değil, hepimiz farklı özelliklere sahip özünde iyi insanlarız.

“Gâvura kızıp da, oruç bozulmaz”.

Sevginin, diğer adı “ANLAMAK” tır.

Hep anlaşılmayı bekleyen kişi, bencildir.

Sürekli şikâyet eden, yıkıcı eleştiri içinde olan kişi aslında “SEVGİYE AÇIM” diye bağırıyordur avaz avaz. Sadece, nasıl seveceğini bilmiyordur.

Hepimizde sevme ve sevilme arzusu var.

Bazen boş hissettiğimiz için, sevgimizi yansıtacak bir obje ararız.

Bazen kendimizi anlayacak fırsatımız olmamıştır, ama objeyi bulmuşuzdur.

Tüm istek ve arzularımızın o kişi tarafından gerçekleştirilemeyeceğini fark edince de, yine boş hissetmeye başlarız.

Bir şey bulmak isteriz, ama ne aradığımızı bilemeyiz

İşte buna “ÇARPILMAK” deniyor. Yanıltıcı ve gerçek dışı.

Bu durumda, asıl soru : “Sevgiyi kendi kalbimizi nasıl büyütebileceğimiz?”.

Bunun yolu da kendimizi anlamak, kendi acılarımızı fark edip kendimize şefkat göstermeye başlamaktan geçiyor.

Kendimizi mutlu etmeyi öğrendiğimizde, sevme yeteneğimizi de geliştirmiş oluruz.

Eğer bir bardak suya, bir avuç dolusu tuz atarsanız, o su içilmez olur.

Nehir kocamandır, kabullenme ve dönüştürme yetisi vardır.

Kalbimiz küçükse, anlayışımız ve merhametimiz limitlidir ve acı çekeriz.

Diğer insanları ve hatalarını kabullenemeyiz ve değişmelerini bekleriz.

Ancak kalbimiz büyüdüğünde, böyle şeyler bize acı çektirmez.

Onları oldukları gibi kabullendiğimizde, değişim şansları da olur.

Ünlü zen ustası Thich Nhat Hanh “How to love” kitabı akıcı bir dilde hatırlatmalarla dolu.  Aldığım notları sizlerle paylaşıyorum bugün.

Sevginin 4 elementini çok güzel özetlemiş

·İyilik

·Merhamet

·Neşe

·Sakinlik

Sevgiyi destekleyen yardımcı elementler

·Saygı

·Güven

Güven olmayan sevgi, henüz sevgi değildir..

Bu saygı ve güveni yaratacak şey ise karşınızdakini dinlemektir.

Büyüttüğünüz ego kalıbını, tüm ilişkilerinizde dengelemezseniz, zarar verecektir.

“ÖNCE BEN” kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. BEN, bencillik değildir.

“BEN” egonun dışında olan bir kavramdır.

Çoğunlukla, "Seni seviyorum" dediğimizde, sevme işini yapan "Ben" kişisine odaklanırız.

 Bunun sebebi benlik algısına takıldığımız içindir.

Algının dışına çıkmayı dene, bak oradaki kedi sana ne diyor J)

“O sevgi, bu kalbe girecek. O kadar.”

Sevgiyle kalın

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Deniz Poyraz
Yalçın Dümer
Taner Uysal
Berna Aysu
Ayşenur Tanrıverdi
www.kenttv.net © 2000 - 2018 | KAYIN YAYINCILIK RADYO TV . A.ޞ. | Cumhuriyet Mah. Kibris Şehitleri Cad. OASİS AVM 3. Kisim No:314 BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30